Kat Mülkiyeti Kanununa göre; kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz.

Bir başka deyişle; kat maliki örneğin aşağıdaki gerekçeler ve benzerleri nedeniyle aidat ödemekten kaçınamaz:

  •        Asansörü zaten kullanmıyor olmak
  •        Kapıcı hizmeti talep etmemek
  •        Çocuk sahibi olmadığı gerekçesiyle parkın onarımı için yapılan giderlere katılmamak
  •        Arabası olmadığı için ortak garaj giderlerine katılmamak

Kat malikleri bu ve benzeri gerekçeler ile ortak giderlere katılmaktan kaçınamazlar.  

Gider veya avans payını ödemeyen kat maliki hakkında, diğer kat maliklerinden her biri veya yönetici tarafından, yönetim planına, KMK ve genel hükümlere göre dava açılabilir, icra takibi yapılabilir.

Gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık yüzde beş hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür.

Ödenmeyen Aidattan Kiracının Sorumluluğu

Apartmanlarda ve sitelerde genel uygulama, bağımsız bölümden fiilen yararlanan kimsenin aidat ödemesi yönündedir.

Bu nedenle birçok apartmanda ve sitede aidatı kat malikleri değil kiracılar öder. Ancak bu durum, kiracının yasal olarak aidat ödenmekten tek başına sorumlu olduğu anlamına gelmez.

Nitekim 634 sayılı Kanun'un 22'inci maddesine göre; Kat malikinin payına düşecek gider ve avans borcundan ve gecikme tazminatından, bağımsız bölümlerin birinde kira akdine, oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar da müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Ancak kiracının sorumluluğu ödemekle yükümlü olduğu kira miktarı ile sınırlı olup, yaptığı ödeme kira borcundan düşülür.

Kanunun bu hükmüne göre ortak gider ve aidat borcundan kural olarak kat maliki sorumludur. Kiracı ise kat maliki ile birlikte söz konusu borçlardan kira miktarı kadar her ay için müteselsil sorumlu bulunmaktadır.

Kiracı ile ev sahibi kira sözleşmesine hüküm koyarak, aidatı kimin ödeyeceğini kararlaştırabilir. Böyle bir sözleşme hükmü bile ancak kendi aralarındaki anlaşmazlıkların çözümünde etkili olabilir.