KMK madde 41'e göre yönetim faaliyetlerinin yönetim planına, kat malikleri kurulu kararlarına ve kanuna uygun olarak icra edilip edilmediği, kat malikleri kurulunca denetlenir,

Hesaplar yönetim planında bir hüküm yoksa her üç ayda bir denetlenir,

Haklı sebeplerin bulunması halinde kat malikleri kurulu her zaman yöneticinin hesaplarını denetleyebilir. Kat malikleri kurulu, isterse denetim görevini kendi aralarında seçecekleri bir kişi veya üç kişilik bir denetleme kuruluna bırakabilir. Bu şekilde seçilen denetçiler, yönetim planında gösterilen zamanlarda yöneticinin hesaplarını inceleyebilecektir. Yönetim planında bu konu düzenlenmemişse, her takvim yılının birinci ayında denetim raporunu ve yönetim hakkındaki düşüncelerini, taahhütlü bir mektupla kat maliklerine bildirirler.

Denetçi ve denetim kurulu üyeleri, kat maliklerine karşı tıpkı bir vekil gibi sorumlu olacaktır. Kanunda bu yönde bir açıklık yoktur ancak denetçi ile kat malikleri arasındaki ilişkiyi de tıpkı yöneticide olduğu gibi vekâlet olarak nitelemek kanunun maksadına uygun olacaktır.

Denetçiler veya denetim kurulu üyelerinin kat malikleri kurulunun içinden seçilmesi şarttır.

Denetçiler; olağan genel kurulda yöneticiler ile birlikte atanırlar ve bir daha ki genel kurulda yöneticilerin ve denetçilerin ibrası ile görevleri sona erer. Kat malikleri kurulu haklı bir sebebin çıkması halinde yönetici ve denetçileri istediği zaman değiştirebilir.

Yönetim planında denetçi atanması ile ilgili bir hüküm yoksa bu etkiyi kat malikleri kurulu kullanacak demektir.

Anagayrimenkulün bağımsız bölüm sayısı kaç olursa olsun denetçi bulundurma zorunluluğu yoktur. Denetçinin olmadığı yerlerde genel kurul denetçilik görevini yapar.

Denetim raporunun fikir verebilmesi ve denetim sonuçlarının değerlendirilebilmesi için raporun içeriğinin bazı ilkeler gözetilerek oluşturulması yerinde olacaktır.

Denetim raporunun amacı asla unutulmamalıdır. Denetim sonucunda edinilen kanaatin raporlanması ve raporun verildiği kişi ya da makamın edinilen kanaati tam olarak anlamasıdır. Bu sebeple, raporun başlangıç kısmında denetimin amacı ve kapsamı belirtilmelidir. Raporda, detaya girdikçe elde edilen bilgi ve belgelerden bahsedilmeli ve sonuç kısmında mutlaka denetçi kanaati belirtilmelidir.

Rapordaki ifadeler doğru, tarafsız, açık, özlü, yapıcı ve tam olmalıdır. Raporda, raporu değerlendirecek kat maliklerinin beklentileri mutlaka dikkate alınmalıdır. Daha önceki raporlar dikkate alınmalı, orada düzeltilmesi gereken hususlara ilişkin notlar var ise bu denetimde düzeltilmiş mi özellikle açıklanmalı ve raporlanmalıdır. Rapor, yönetim kuruluna sunulmadan önce tamlık, doğruluk, uygunluk ve okunabilirlik açısından gözden geçirilmelidir, Yani denetimin sonuçları tam olarak yansıtılabilmiş mi, doğru veriler ve rakamları içeriyor mu, okunamayacak kadar uzun mu, gibi detaylara dikkat edilmelidir.

Raporda tespit edilen risklerin önemi ve alınacak önlemler gibi konular gözetilmeli ve detaylar kat maliklerinin beklentileri dikkate alınmak suretiyle yazılmalıdır. Yani, henüz oluşmamış ama oluşması ihtimali olan bir risk varsa bu da belirtilmelidir.

Denetçi kanaatinin oluşmasına dayanak teşkil eden belgeler mutlaka rapora eklenmelidir. Faturalar, sözleşmeler, resimler, yazılar gibi dokümanlar raporun sonuçlarını desteklediğinden önem arz ederler. Yapılan denetimler esnasında tespit edilen iyi uygulama örnekleri de raporlarda ayrı bir bölümde gösterilmelidir. Çünkü amaç denetimin olumsuz eleştiriler içermesi ile tarafları rencide etmek değil, yaşam alanının daha iyi yönetilmesi için olumlu ve olumsuz çıkarımlar yapmaktır. Raporların düzenlenmesi, sunulması ve saklanmasında gizlilik ilkesi gözetilmeli ve rapor öncelikle yönetim kurulu dikkatine sunulmalıdır ve daha sonra diğer ilgililerle paylaşılmalıdır.