Boşanma
Boşanma, karı ve kocanın, yeni bir evlenme yapabilecek şekilde ayrılması ve hukuki bir kararla evliliklerini tamamen sona erdirmesidir. Boşanma, evlilik kadar eski bir kurumdur. Belli bir kültür düzeyine ulaşmış ve evliliği sosyal bir kurum olarak kabul etmiş toplumlarda boşanma hakkı, bazı yasa ve geleneklerle kısıtlanmış; fakat hiçbir zaman ortadan kaldırılmamıştır.
Aile ve evlilik kurumunun çözülmesine sebep olarak önemli derecede sosyal ve psikolojik durumların ortaya çıkmasına yol açan bu sosyal problemin, boyutlarıyla birlikte nedenlerini incelemek, evlilik ve aile üzerinde çalışma yapanların dikkatini çekmiştir.
Böyle bir konu üzerinde çalışmamızın nedeni, yukarıda işaret edildiği gibi, aile ve evlilik konusuna olan ilgimizdir. Aile ve evlilik kurumunu incelerken; onun sürekliliğini yok eden, eşler ve çocuklar üzerinde önemli derecede sosyal ve psikolojik etkiler meydana gelmesine sebep olan bu sosyal olayın üzerinde çalışma yapma gereği duyulmuştur. Bu düşünceden yola çıkılarak, boşanmaların Türkiye’deki boyutları, nedenleri ve diğer bazı (özellikle gelişmiş ülkelere ait) toplumlardaki yerinin ne olduğu araştırılmıştır.
Araştırma iki boyutlu olarak geliştirilmiştir. Birinci boyut, Türkiye’deki boşanmaların diğer bazı ülkeler içindeki yerinin ne olduğuyla ilgilidir. Burada, ülkemizdeki ve diğer bazı ülkelerdeki boşanma oranları arasında bir karşılaştırma yapılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın ikinci boyutu ise, Türkiye’deki boşanma sebeplerinin neler olduğu üstünedir. Esas olarak, çalışmanın ağırlık noktası da burasıdır. Araştırmada, evlilik birliğini ortadan kaldıran boşanmalar, Türkiye’de, karşılaştırma yapılan ülkelere oranla fazla artış göstermemektedir.
Çalışmanın iki yönden yarar sağlayacağı düşünülmüştür. Birincisi, bu alanda çalışma yapacak araştırmacılara katkı yapmaktır. İkincisi ise, aile kurumunun çözülmesine yol açan ve toplumlarda istenilmemekle birlikte önüne de geçilemeyen bu sosyal problemin, istatistiklere yansıyan nedenlerini ortaya koymak, sonuçlarını tartışmaya açmak ve boşanmanın önlenilmesi hiç değilse sayısının azaltılmasına etki yapabilmektir.