Kıdem süresi 6 aydan az olan işçi için ihbar süresi 14 gün,

Kıdem süresi 6 ay ile 1,5 yıl arası ise ihbar süresi 28 gün,

Kıdem süresi 1,5 yıl ile 3 yıl arasında ise ihbar süresi 42 gün,

Kıdem süresi 3 yıldan daha fazla olan çalışanların ise ihbar süresi 56 gündür.

Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin usulsüz veya haksız olarak feshedilmesi halinde ödenmesi gereken tazminat ihbar tazminatıdır. İş Kanununun 10. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ihbar tazminatı sadece sürekli iş akitlerinde uygulanır.

İK 17/4'de sadece işverenin değil bildirim koşuluna uymayan her iki tarafın bu tazminatı ödeyeceği hükme bağlandığından, usulsüz fesihte bulunan işçi de bu tazminatı ödemekle yükümlüdür.

Belirsiz süreli bir iş akdi taraflarca bildirim süresi verilmeksizin veya eksik verilerek feshedilmiş ya da peşin ödemeyle fesihte bildirim sürelerine ilişkin ücret ödenmemiş veya eksik ödenmişse bir usulsüz fesih ortaya çıkar.

Haklı nedenle de olsa iş akdini fesheden taraf değil, bildirim sürelerine uyulmaksızın kendisine karşı iş akdi feshedilen diğer deyişle usulsüz feshe maruz kalan taraf ihbar tazminatına hak kazanır.

İhbar Tazminatının Miktarı

İhbar tazminatı, işçinin işyerindeki hizmet süresine (kıdemine) göre uyulması gereken bildirim süreleri (İK 17/2, 4) göz önünde tutularak hesaplanır. İhbar tazminatına esas olacak hizmet süresinin hesabında iş akdinin askıda kaldığı süreler de dikkate alınmalıdır. Bunun gibi, işçinin işyerinde aralıklı çalışması halinde, ihbar tazminatına esas olacak hizmet süresinin toplam çalışma süresi üzerinden hesaplanması gerekir.

Bu tazminatı işçinin fesih anındaki brüt ücreti üzerinden ve İş Kanununun 17. maddesinin son fıkrasına göre temel ücrete ek olarak “para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler” de göz önünde tutularak belirlenir. Diğer deyişle, ihbar tazminatı geniş anlamda(giydirilmiş) ücret üzerinden hesaplanır. Ancak, ihbar tazminatının belirlenmesinde geçici olmayan devamlılık arz eden ödemeler nazara alınır. Bu nedenle

İK 17/3 uyarınca sözleşme ile bildirim süreleri artırılmışsa, ihbar tazminatının bu artırılmış sürelere göre hesaplanması gerekir. Çünkü, bildirim sürelerinin asgari olduğunu öngören ve bunların sözleşmeyle artırılabilmesine olanak tanıyan İK 17/3'ün açık düzenlemesi karşısında, sözleşmeyle artırılan sürelerin ihbar tazminatının hesabında dikkate alınmayacağı ileri sürülemez.

Yüksek mahkeme bu konuda bir ayrım yapmakta sözleşmeyle bildirim sürelerinin artırılmış olması halinde, işverenin artırılmış sürelere ilişkin ihbar tazminatı, işçinin ise artırılmış önellere ilişkin ücret tutarında değil, İş Kanununda yer alan yasal bildirim sürelerine göre bu tazminatı ödeyeceğini kararlaştırmaktadır.

12.10.2017 tarihli ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 15. maddesiyle İş Kanununa eklenen ek 3. madde uyarınca “İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminatın zamanaşımı süresi beş yıldır.” Bu düzenlemeyle daha önce genel zamanaşımı süresi on yıla tabi olan ihbar tazminatının zamanaşımı beş yıla indirilmiştir.