Yönetimin Sosyal Medya Üzerinden Kat Maliklerinin Borçlarını Paylaşması
Yönetim Yetkisinin Kapsamı ve Hukuki Dayanağı
Kat mülkiyetine tabi taşınmazlarda yönetim, ortak yaşam düzeninin sağlanması ve alınan kararların uygulanması amacıyla belirli idari yetkilere sahiptir. Bu yetkinin dayanağı Kat Mülkiyeti Kanunu m.35 hükmüdür. Ancak söz konusu düzenleme yöneticinin teknik ve idari işlemleri yürütme yetkisini tanımlamakta olup, bu yetki kişisel verilerin kamuya açık platformlarda paylaşılması şeklinde yorumlanamaz.
Yönetimin temel yükümlülüğü şeffaflıktır; fakat şeffaflık kavramı sınırsız bir açıklama özgürlüğü anlamına gelmez. Ortak giderlerin, alınan kararların veya borç durumlarının duyurulması mümkündür. Bununla birlikte bu duyuruların yöntemi ve kapsamı hukuki sınırlar içinde kalmalıdır. Belirli bir kat malikinin ismini açıkça yazmak, borç tutarını detaylandırmak ve sosyal medya üzerinden kamuya açık şekilde paylaşmak yönetimin görev alanını aşan bir uygulama olarak değerlendirilebilir.
Borç Bilgisinin Açıklanması ve Kişilik Hakları
Bir kat malikinin aidat veya ortak gider borcunun sosyal medya platformlarında isim belirtilerek paylaşılması kişilik haklarına müdahale niteliği taşıyabilir. Borç bilgisi kişisel veri niteliğinde olup, belirli bir kişiye ait mali durumun kamuya açık şekilde ifşa edilmesi hukuki sorumluluk doğurabilecek bir risk barındırır.
Türk Medeni Kanunu m.24 ve devamı hükümleri kişilik haklarının hukuka aykırı saldırılara karşı korunmasını düzenler. Eğer yapılan paylaşım kişiyi hedef gösteriyor, sosyal çevresinde itibarsızlaştırıyor veya kamuoyu baskısı oluşturarak zarar veriyorsa, bu durum manevi tazminat talebine kadar uzanabilecek sonuçlar doğurabilir.
Burada belirleyici kriter paylaşımın içeriği ve amacıdır. Yönetim genel bir duyuru yapabilir; ancak belirli bir kişiyi işaret eden ve doğrudan kimlik bilgisi içeren açıklamalar hukuki risk oluşturur. Aynı bilginin daha az müdahaleci yöntemlerle duyurulması mümkünken sosyal medya üzerinden teşhir yoluna gidilmesi çoğu durumda ölçülülük ilkesine aykırı değerlendirilir.
Tahsil Amacıyla Sosyal Medya Kullanımı
Bazı apartman yönetimleri borç tahsilini hızlandırmak amacıyla sosyal medyada paylaşım yapmayı tercih edebilmektedir. Ancak hukuki sistemde borcun tahsili için öngörülen mekanizmalar bellidir. Resmi ihtar, yazılı bildirim ve gerektiğinde icra takibi bu sürecin temel araçlarıdır.
Sosyal medya üzerinden baskı oluşturmak tahsil sürecini hızlandırabilir gibi görünse de bu yöntem hukuki açıdan güvenli değildir. Mahkeme önüne taşınan bir uyuşmazlıkta hâkim, paylaşımın gerçekten gerekli olup olmadığını, daha güvenli bir yöntemle aynı amaca ulaşılıp ulaşılamayacağını ve kişinin onuruna zarar verilip verilmediğini değerlendirir. Eğer paylaşım gereksiz ve orantısız bulunursa sorumluluk doğabilir.
Hukuki Riskler ve Olası Sonuçlar
Bir kat maliki, sosyal medyada açık şekilde hedef gösterildiğini ve bunun itibarı üzerinde zarar doğurduğunu ileri sürerek hukuki yollara başvurabilir. Bu durumda mahkeme paylaşımın bağlamını, kullanılan ifadeleri ve platformun erişim düzeyini inceler. İhlal tespit edilmesi halinde manevi tazminat, yayın kaldırma kararı ve hatta bazı durumlarda maddi tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bu risk yalnızca yönetici açısından değil, yönetim kurulunun karar alması halinde kurul üyeleri açısından da söz konusu olabilir. Dolayısıyla sosyal medya üzerinden bireysel teşhir niteliğinde paylaşım yapılması hukuki güvenlik açısından önerilmemektedir.
Sonuç Olarak;
Apartman yönetimlerinin sosyal medya üzerinden kat maliklerini hedef göstererek paylaşım yapması, şeffaflık ile kişilik haklarının korunması arasındaki sınırın doğru belirlenmesini gerektiren bir konudur. Yönetimin bilgilendirme yetkisi bulunmakla birlikte bu yetki bireysel teşhir veya kamuoyu baskısı oluşturma amacıyla kullanılamaz.
Kanaatimizce yönetim, borç ve uyuşmazlıkların tahsili veya duyurulması amacıyla resmi ve ölçülü yöntemleri tercih etmelidir. Belirli bir kat malikinin isminin açıkça yazılması, borç tutarının detaylandırılması ve sosyal medya platformlarında erişime açık şekilde paylaşılması çoğu durumda hukuki risk doğurmaktadır. Türk Medeni Kanunu m.24 ve devamı hükümleri çerçevesinde kişilik haklarının korunması esas olup, bu tür paylaşımlar manevi tazminat ve içerik kaldırma taleplerine konu olabilir. Bu nedenle yönetimlerin şeffaflık sınırını aşmadan, anonim ve genel bilgilendirme yöntemlerini kullanması daha güvenli bir yaklaşım olacaktır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hak kaybı yaşanmaması adına profesyonel hukuki destek alınması önem arz etmektedir.
Av. Nihal Sarpyalçın