Apartman Görevlisi Kargoları Teslim Almak Zorunda mıdır?
Günümüzde internet alışverişlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, apartman görevlilerinin kargo teslim alıp alamayacağı veya almak zorunda olup olmadığı sıkça tartışılan bir konu haline gelmiştir. Özellikle evde bulunmayan kişilerin kargolarının apartman görevlisine bırakılması uygulamada yaygın olmakla birlikte, bu durumun hukuki dayanağı çoğu zaman açık değildir.
Bu nedenle apartman görevlisinin kargoyu teslim almakla yükümlü olup olmadığı, ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Apartman Görevlisinin Hukuki Statüsü
Apartman görevlisi, kat maliklerinin ortak ihtiyaçlarını karşılamak üzere istihdam edilen bir çalışandır. Bu ilişkinin hukuki dayanağı 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ile birlikte taraflar arasındaki iş sözleşmesi ve apartman yönetim planıdır.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18. maddesinde kat maliklerinin borçları düzenlenmiş olup, ortak yaşamın sürdürülebilmesi bakımından belirli yükümlülükler öngörülmüştür. Ancak bu hüküm, apartman görevlisinin bağımsız bölüm maliklerinin kişisel işlerini yerine getirmek zorunda olduğu anlamına gelmemektedir. Apartman görevlisinin görev kapsamı esas olarak iş sözleşmesi ve yönetim planı ile belirlenmektedir.
Apartman Görevlisinin Kargo Teslim Alma Yükümlülüğü Var mıdır?
Mevzuatta apartman görevlisinin kargo teslim almak zorunda olduğuna ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle bu husus genel bir yükümlülük olarak kabul edilemez. Eğer apartman görevlisinin iş sözleşmesinde veya yönetim planında kargo teslim alma görevi açıkça düzenlenmişse, bu durumda görev kapsamında değerlendirme yapılabilir. Ancak böyle bir düzenleme bulunmadığı takdirde apartman görevlisinin kargoyu teslim almak zorunda olduğu söylenemez. Bu çerçevede apartman görevlisi, görev tanımı dışında kalan bir işi yapmaya zorlanamaz.
Apartman Görevlisinin Kargoyu Reddetme Hakkı
Apartman görevlisinin görev tanımı dışında kalan işleri yapmaya zorlanamayacağı, iş hukukunun temel ilkeleriyle de uyumludur. Nitekim 4857 sayılı İş Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca iş sözleşmesi, işçinin hangi işi yapacağını belirleyen temel hukuki çerçeveyi oluşturur.
Bu kapsamda işçinin, sözleşmede yer almayan bir işi yapmaya zorlanması mümkün değildir. Dolayısıyla apartman görevlisi, açık bir görev yüklemesi bulunmadığı sürece kargoyu teslim almayı reddedebilir.
Kargonun Teslim Alınması Halinde Sorumluluk
Apartman görevlisinin kargoyu kendi rızasıyla teslim alması durumunda hukuki durum değişmektedir. Bu halde apartman görevlisi, teslim aldığı eşyayı korumak ve ilgili kişiye ulaştırmakla yükümlü hale gelir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 396. maddesi uyarınca işçi, işini özenle yapmak ve işverenin menfaatlerini korumakla yükümlüdür. Bu kapsamda apartman görevlisinin teslim aldığı kargoyu muhafaza etme ve doğru kişiye teslim etme yükümlülüğü doğar.
Kargonun kaybolması veya zarar görmesi halinde, somut olayın özelliklerine göre apartman görevlisinin sorumluluğu gündeme gelebilecektir.
Hukuki Değerlendirme
Apartman görevlisinin kargo teslim alıp almaması, doğrudan kanunda açıkça düzenlenmiş bir konu değildir. Bu nedenle değerlendirme yapılırken Kat Mülkiyeti Kanunu, İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte iş sözleşmesi ve yönetim planı birlikte dikkate alınmalıdır.
Genel kabul, apartman görevlisinin görev tanımı dışında kalan bir işi yapmaya zorlanamayacağı yönündedir. Bu nedenle kargo teslim alma, ancak açık bir görev yüklemesi veya yerleşik uygulama varsa bir yükümlülük haline gelebilir.
Sonuç Olarak;
Apartman görevlisinin, evde bulunmayan kişiler adına kargo teslim almak gibi genel ve zorunlu bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu nedenle apartman görevlisi, görev tanımında yer almayan bir işi yapmayı reddedebilir ve kargoyu teslim almayabilir.
Bununla birlikte apartman görevlisinin kargoyu kendi rızasıyla teslim alması halinde, Türk Borçlar Kanunu kapsamında özen borcu doğacak ve kargonun korunması ile teslimine ilişkin sorumluluğu gündeme gelecektir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre farklı hukuki sonuçlar doğabileceğinden profesyonel hukuki destek alınması hak kaybı yaşanmaması açısından önem taşımaktadır.
Av. Nihal Sarpyalçın