Kapıya Bırakılan Kargonun Kaybolması Halinde Sorumluluk Kime Ait Olmaktadır?
Son yıllarda kargo yoğunluğunun artmasıyla birlikte, gönderilerin apartman kapısına, daire önüne veya bina girişine bırakılması uygulamada oldukça yaygın hale gelmiştir. Ancak bu şekilde bırakılan kargoların kaybolması durumunda sorumluluğun kime ait olduğu çoğu zaman belirsiz kalmakta ve özellikle tüketiciler açısından hak kayıplarına yol açabilmektedir.
Bu nedenle kapıya bırakılan kargolarda hukuki sorumluluğun, hem tüketici hukuku hem de borçlar hukuku çerçevesinde birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kargo Şirketinin Teslim Yükümlülüğü ve Hukuki Dayanağı
Kargo şirketi ile gönderici arasındaki ilişki, Türk Borçlar Kanunu kapsamında taşıma sözleşmesi niteliğindedir. Bu sözleşme çerçevesinde taşıyıcının temel borcu, gönderiyi alıcısına gereği gibi teslim etmektir. Nitekim Türk Borçlar Kanunu’nun 112. maddesi uyarınca borcun ifası, borçlunun edimini gereği gibi yerine getirmesiyle tamamlanır. Bu bağlamda yalnızca kargonun adrese ulaştırılması değil, doğru kişiye ve güvenli şekilde teslim edilmesi de ifanın bir parçasıdır.
Bununla birlikte tüketici işlemleri bakımından konu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 48. maddesinde düzenlenen mesafeli sözleşmeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu hükmün tamamlayıcısı niteliğinde olan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği'nin 12. maddesi uyarınca ise, malın zilyetliği tüketiciye veya tüketici tarafından belirlenen üçüncü kişiye geçmesine kadar doğan hasar ve kayıp riski satıcıya aittir. Bu nedenle kargonun tüketiciye fiilen ve güvenli şekilde teslim edilmediği durumlarda riskin tüketiciye geçtiği kabul edilmez.
Kapıya Bırakılan Kargo Hukuken Geçerli Teslim Sayılır mı?
Kargonun kapıya bırakılması, kural olarak geçerli bir teslim olarak kabul edilmez. Zira teslim, alıcının hâkimiyet alanına güvenli şekilde bırakılması ve alıcıya ulaşabilir durumda olması ile anlam kazanır.
Ancak burada belirleyici olan en önemli unsur, alıcının açık veya örtülü rızasının bulunup bulunmadığıdır. Eğer alıcı, kargo şirketine önceden “kapıya bırakabilirsiniz” şeklinde bir talimat vermişse, bu durumda teslim şekli alıcı tarafından belirlenmiş sayılır.
Buna karşılık alıcının herhangi bir onayı olmaksızın kargonun kapıya bırakılması, taşıyıcının teslim borcunu gereği gibi yerine getirdiği anlamına gelmez.
Alıcının Rızasının Bulunmadığı Durumlarda Sorumluluk
Kargonun, alıcının açık rızası olmadan kapıya bırakılması ve sonrasında kaybolması halinde, kargo şirketinin sorumluluğu devam eder. Çünkü bu durumda teslim, hukuken geçerli bir ifa olarak kabul edilmez. Bu tür durumlarda tüketici, kargo şirketine karşı başvuruda bulunabileceği gibi, mesafeli satış sözleşmesi kapsamında satıcıya karşı da haklarını ileri sürebilir. Zira tüketici hukukunda temel ilke, malın tüketiciye güvenli şekilde ulaşana kadar riskin satıcıda kalmasıdır.
Dolayısıyla tüketici, “teslim almadım” iddiasını ileri sürerek bedel iadesi veya yeniden gönderim talebinde bulunabilir.
Alıcının Rızasıyla Kapıya Bırakılan Kargolarda Durum
Alıcının açık talimatı doğrultusunda kargonun kapıya bırakılması halinde hukuki değerlendirme değişmektedir. Bu durumda alıcı, teslim şekline rıza gösterdiğinden, doğabilecek risklerin bir kısmını da üstlenmiş sayılabilir. Ancak bu durum, kargo şirketinin tüm sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Zira taşıyıcının yine de makul ölçüde dikkatli davranması ve teslimi güvenli bir şekilde gerçekleştirmesi beklenir.
Bu nedenle somut olayın özelliklerine göre, sorumluluğun tamamen tüketiciye ait olduğu değil, taraflar arasında paylaştırılabileceği kabul edilmektedir.
Apartman Ortamında Teslim ve Sorumluluğun Değerlendirilmesi
Kargoların apartman girişine, merdiven boşluğuna veya ortak alanlara bırakılması da uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu tür alanlar, herkesin erişimine açık olduğundan güvenli teslim kapsamında değerlendirilmez.
Eğer kargo bu tür ortak alanlara bırakılmış ve kaybolmuşsa, alıcının açık rızası bulunmadığı sürece kargo şirketinin sorumluluğu devam eder. Apartman görevlisine teslim edilmeyen ve doğrudan ortak alana bırakılan kargolarda, teslimin gerçekleştiği kabul edilmez.
Bu nedenle apartman ortamında yapılan teslimlerde, özellikle teslimin kime yapıldığı ve alıcının bu teslim şekline onay verip vermediği büyük önem taşımaktadır.
Tüketici Ne Yapmalıdır?
Kapıya bırakılan kargonun kaybolması halinde tüketicinin öncelikle durumu kargo şirketine ve satıcıya bildirmesi gerekmektedir. Tüketici, ürünü teslim almadığını açıkça ifade ederek haklarını talep edebilir.
Bu süreçte:
-kargonun kapıya bırakıldığına dair kayıtlar
-kamera görüntüleri
-teslim bilgileri
delil olarak kullanılabilir.
Sorunun çözülmemesi halinde tüketici, Tüketici Hakem Heyeti’ne veya bedel miktarına göre Tüketici Mahkemesi’ne başvuruda bulunabilir.
Sonuç Olarak;
Kapıya bırakılan kargoların kaybolması halinde sorumluluk, teslimin nasıl gerçekleştirildiğine ve alıcının bu teslim şekline rıza gösterip göstermediğine göre değişmektedir. Alıcının açık onayı olmaksızın yapılan kapıya bırakma işlemleri, hukuken geçerli bir teslim olarak kabul edilmez ve bu durumda kargo şirketi ile satıcının sorumluluğu devam eder.
Buna karşılık alıcının talimatı doğrultusunda kapıya bırakılan kargolarda, riskin kısmen tüketiciye geçtiği kabul edilmekle birlikte, bu durum taşıyıcının özen yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırmaz.
Kanaatimizce uygulamada tüketicilerin, özellikle teslim seçeneklerini belirlerken dikkatli davranmaları ve mümkün olduğunca güvenli teslim yöntemlerini tercih etmeleri, olası hak kayıplarının önüne geçilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre farklı hukuki sonuçlar doğabileceğinden profesyonel hukuki destek alınması hak kaybı yaşanmaması açısından önem taşımaktadır.
Av. Nihal Sarpyalçın